İnsan bedeninin farklı malzemeler kullanılarak çeşitli uygulamalarla süslenmesi olgusunu tarihin çok eski dönemlerine dayandırmak mümkündür. İnsan neden süslenme gereksinimi duyar. Bu durum yalnız beğenilme, güzel görünme isteğinden mi ileri gelmektedir. Yoksa bunun daha farklı nedenleri var midir.
Bu yazıda tatoaj olarak adlandırılan süslenme biçimleri arasında yer alan; dögün, vesim, dak ve dag olarak da bilinen dövme âdetinden, bu âdetin Anadolu'daki durumundan söz edilmeye çalışılacaktır.
Dövme, deri tarafından tümüyle yok edilemeyen bir boya maddesinin belirli bir teknikle altderi yüzeyine kadar islenmesi olarak tanımlanabilir. Altderiye ulaşmak için sivri uçlu bir araçla yarıklar veya delikler açılır. Açılan bu yarıklara iğne, diken gibi bir araç yardımı ile gerekli boya maddesi konur. Ya da Eskimoların kullandıkları bir teknikle, deri iğneyle delindikten sonra, ise bulanmış bir iplik deriye geçirilerek, boya deri altına yerleştirilir. Diğer bir teknik, açılan yarıklara barut veya güherçile içeren karışımları yayarak bunları ateşlemektir. Bu işlemlerden, özellikle derinin yakılması işleminden sonda deride hiçbir zaman çıkmayan açık ya da koyu mavi renkli bir yanık izi oluşur.















































